6 Nisan 2012

HAYIRLI CUMALAR..HANIM SAHABİLER & Hazret-i Sûde Bint-i Zem'a (r.a) & Hazret-i Ümmü Habibe

Hanım sahabeler

Bizi yine ve yeniden cuma'ya kavuşturan ve bizi dini üzre sabit kılan Allah'a (c.c) hamd ve senâ..! 
alem-i islam'ın cuma'sı mubarek olsun, bu mubarek günün hayırlara vesile olmasını dileriz. 
''Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra, kalplerimizi eğriltme.Bize tarafından 
rahmet bağışla.Lütfu en bol olan Sensin.'' 
Al-i İmran Suresi -8-

Bizi yoktan var eden, varlığından haberdar eden, yaratıp imtihan eden, imtihan edip sabır veren Allah'ın müminlerini bağışlaması dileğiyle HAYIRLI CUMALAR...




Hazret-i Sûde Bint-i Zem'a (r.a)






Müminlerin annesi...
İsmi Sude idi. Babası Zem'a İbni Kays, annesi ise Şemmus bint-i Kays idi.


İlk evliliği


Kendi amcazadesi Kekran Ibn-i amr ile evlenmişti. Sekran Habeşistan'dan Mekke'ye geldiği zaman Hz.Sude de onun yanında idi. Her ikisininde İslama intisabları aynı zamanda olmuştu. 


Sekran'ın Mekkede vefatından sonra, iddet müddetinin sona ermesini müteakip Resulullah haber gönderip nikahlanma isteğini ilettiler. Hz. Sude'nin ilk kocasından Abdurrahman isimli  bir oğlu olup, Cilevla savaşında şehit olmuştu.


Zatı Saadetleriyle Evliliği


Hz.Sude, Hz.Hatice'den sonra Resulullah'ın evlendiği ilk hatun idi. Bu sıralar Hz.Hatice'nin vefatı nedeniyle Peygamberimiz pek üzgün idiler, yalnızlık çekmekteydiler. Hz.Osman Ibn-i Mazun'un hanımı Hz.Hule kendilerine: 
-Ya Resulullah, yeniden evlenmezmisiniz? diye sorar. Resulullah bu sorusunu nazari itibare alınca, durum Hz.Sude'ye iletildi, o da memnuniyetle kabul ederek. 
- Fakat usulü  gereğince birde babama sorayım, dedi. 
Kısa zamanda bütün hazırlıklar tamamlandı, 400 dirhem mukabilinde Zatı Risaletpenahileriyle nikahlandı.


Resulullah'ın vefatından sonra evden hiç çıkmadı.


Ahlak ve Adetleri


Hz.Ömer Ibn-i Hattab r.a., bir kese içinde Hz.Sude'ye para göndermişti. Hz. Sude: 
- Bu da ne? buyurdular. 
- Paradır. 
- Hurma gibi keseye mi  girdi para? dedi ve hepsini hemen orada ihtiyaç sahiplerine dağıttı.


Hz.Ayşe r.a. buyuruyor: 
- Ben hiç kıskanması olmayan kadın görmedim, yalnız Hz.Sude de kıskançlıktan eser yoktu. Sude kadar da hiç bir kadını kendime bu kadar yakın hissetmedim. Zannederimki, onunla benim ruhumuz iki ayrı vucudda bulunan bir tek ruh gibidir.


Hz.Sude çabuk kızardı. Bazen en ufak şeye bile kızar, gücenirdi. Fakat aynı zamanda latifeden de hoşlanırdı. Çok kere Resulullahı  güldürecek sözler söylerdi. Bir ara Zatı Risaletpenahilerine: 
- Dün akşam ben sizin arkanızda namaz kılıyordum. Siz ruku'da o kadar geciktiniz ki, ben burnumdan kan geliyor zannettim, bunun için de kan dökülmesin diye burnumu tutmak zorunda kaldım. 
Bunu duyan Zatı Saadetleri gülümsediler.


Vefatı


Hz.Sude Hz.Ömer r.a.'ın hilafetinin son yıllarına doğru vefat eder. 
Bir gün Resulullah huzurunda mubarek zevceleri  sorar: 
- Ya Resulullah, bizden hangimiz en evvel size kavuşur, dersiniz? 
Resulullah buyururlar: 
- Hanginizin eli  en büyük ise... 
Bunun için Resulullah'ın vefatından sonra hatunlar ellerini ölçer, Hz.Sude'nin eli  hepsinden büyük çıkar. Fakat aralarında ilk önce Hz.Zeynep vefat edince mesele anlaşılır. Eli  büyükden maksat çok sadaka ve hayrat veren, eli  açık olan demekmiş. Aralarında bu vasfı en çok taşıyan Hz.Zeynep idi.





Hazret-i Ümmü Habibe
 Müminlerin Annesi...

Ebu Süfyan'ın kızı olan Ümmü Habibe'nin ismi Remledir. Arap örf ve adetlerinden dolayı, ilk evliliğinden doğan kızı Habibe'den dolayı "Ümmü Habibe" künyesini almıştı. Annesi Safiye bint-i Ebu las.dır. Bu hanım Hz.Osman r.a.'ın baba ve anne bir halası idi.

İlk evliliği

Zatı İffetpenahileri ilk önce Ubeydullah İbn-i Cuhuş ibni Refah ile evlenmişti. Ümmü Habibe, İslam gelmeden önce Hanif dinine bağlı idi. İslam'ın ilk günlerinde kocası Ubeydullah ile birlikte, Müslüman olmuş. Bu yüzden kocası ile birlikte müşriklerin eza ve cefasına maruz kalmıştı. Bu eziyetlerden kurtulmak için Habeşistana giden ikinci kafile içinde yer aldı. Ancak dini uğruna yurdunu terk eden Ubeydullah Habeşistana vardığında papazların tesiri ile İslam'dan dönerek (irtidad) Hristiyanlığa girdi.
İrtidad olyından önce Hz.Ummu Habibe bir rüya görmüştü. Kocasının suratı gayet çirkinleşip maymuna dönmüştü. Son zamanlardaki  hareketlerindeki  değişiklikler ve bir rüya ortada bir şeyler olduğunu gösteriyor, ancak bir şey diyemiyordu. Rüya'nın ertesi günü kocası onu karşısına alarak: 
"Önceleri din konusunu uzun uzadıya düşünmüştüm. Hristiyanlıktan daha hayırlı  bir din görmeyip Hristiyan olmuştum. Sonra Muhammed'in dinine girdim ve şimdi tekrar Hristiyanlığa döndüm" sözleri ile kocasının gerçekten İslam'dan çıktığını anladı. Ümmü Habibe rüyasını kocasına anlatıp onu İslam'a davet etmeyi  çalıştıysa başarılı olamadı. Kocası da onun üzerinde Hristiyanlığa döndürmek için çok büyük baskı uygulamış ama bu çabaları sonuçsuz kalmıştı. Hz.Ümmü Habibe dininde sebat gösterdi. Kocasından ayrıldı. Ubeydullah ise içki alemlerinde öldü gitti.

Zatı Saadetleriyle Evliliği

Hz.Ummu Habibe yapayalnız kalmıştı. Habeşistanda gurbet bir ülkede dul  bir kadın idi. O Mekke'nin yüksek aristokrat bir ailesine mensuptu. Bu yüzden kolay kolay evlenemezdi. Korunmaya muhtaçtı. Babası ebu süfyan henüz Müslüman olmamış, Müslümanların en büyük düşmanlarındandı. Babasının yanına dönemezdi. Resulullah Ümmü Habibew'nin bu durumunu haber almıştı, iddeti  bittikten sonra nikah için kendilerine haber ulaştırdılar. Bunun için Amr İbn-i Umeyye Damari. Habeşistan hükümdarına gönderildi. Zatı saadetlerinin, mümesili  gelince, Hükümdar kendi  cariyesini Hz.Ummu Habibeye gönderip, meseleyi anlattı: 
"Resulullah s.a.v., senin nikahın hakkında bana bir mektup göndermiştir. Şimdi sen bu işe razı isen, bir vekil tayin eyle de nikah işini tamamlayalım" diye bildirdi. 
Hz.Ummu Habibe de Halid İbn-i Said'i kendisne vekil tayin etti ve nikahın tamamlanmasını bildirdi. Akşam üzeri Habeşistan Hükümdarı, Müslümanları topladı ve Hz.Cafer İbn-i Ebu Talib'i de çağırıp, şahitlik ettirdi ve kendisi nikahı  kıydı. Aynı mecliste Zatı Risaletpenahilerin ödemesi için dört yüz dirhem mehriye kararlaştırıldı ve bu mehriye nakden Halid İbn-i Said'e verildi. Nikah bitip, hakl dağılıp gitmek üzere iken Hükümdar Said'e dönüp: 
"Gitmeyin, durun. Enbiyanın sünnetidir ki, nikah zamanında yemek yene ve öyle gidile" Hepsi oturdular yemek yedikten sonra ayrıldılar. 
Nikah kıyıldığında Hicri 6.yıl idi ve  Hz.Ummu Habibe 36 yaşında idi. Nikahdan birkaç gün sonra diğer müslümanlarla birlikte iki gemiyle yola çıktılar. Medinenin limanı olan yere geldiler.  Resulullah Hayber Gazasında Ketibe Kalesinin fethi ile meşgul idi. Tam o sırada onlarda geldiler Peygamberimiz: 
"Bilmemki bu iki şeyin hangisi ile sevineyim, Hayber'in fethi ilemi ,yoksa Cafer'in gelişi ile mi?" diye sevincini belirrtmişti. Bu arada Hayber'den alınan ganimetlerden Habeşistan muhacirlerinede hisse verildi. 
Peygamberimizin diğer hanımları bu yeni eşi iyi bir şekilde karşılamak istediler. Başlangıçta Hz.aişe onda kendisini kıskandıracak bir şey bulamadı. Zira yaşı fazlaydı. Onu kendi tarafına çekmek istedi. Ebu Süfyanın kızı bunu kabul etmedi. Ebu Süfyan kızının düşmanı ile evlenmesine kızması gerekirken aksine o bir bakıma memnuniyetini ifade etti. 
"O reddeedilemeyecek bir erkektir" diyerek bu evlkiliği tasvip  ettiğinide gösterdi. 
Resulullah, Ümmü Habibe için daha önceden bir oda yaptırmıştıki bu oda diğer hanımlarınınkine göremescide en uzak olanı idi. Resulullah'ın emriyle Bilal, Hz.Ümmü Habibe'yi odasına götürmüş. O da orada bir süpürge bulmu, yanındaki kölesi ile birlikte odayı temizlemiş, bir kıl yaygı sererek odayı döşemişti. Resulullah eve akşam olup  geldiğinde güzel bir koku hissetmiş, odayıda döşenmiş olarak görünce: 
"Kureyş kadınları etrafı döşeyen, yerleşik kadınlardır. Bedevi  ve arabi  değilerdir." buyurarak Hz.Ümmü Habibe'nintemizlik ve döşeme zevkini takdirt etmişlerdir. 
Peygamberimizin, onunla evlenmesi, onun sabrının, cihadının ve çektiği sıkıntıların bir mükafatı idi. Ayrıca bu evlilik İslam Hukuku bakımından da önem taşımaktaydı. Çünkü  bu nikah "Gaybi nikah" olarak icra edilmişti.

Resulullah'dan sonraki  günleri

Peygamberimiz ile dört yıl evli kaldıktan sonra, Resulullah'ın vefatından sonra zahidane bir hayat yaşadı. Peygamberimizin diğer hanımları gibi  saygı ile karşılandı. İslam tarihinde ortaya çıkan fitne ateşinden uzak kaldı. Ancak bununla beraber, dayısının oğlu olan III.Halife Hz.Osman'ın evinin muhasarası esnasında onun evine geldiği, orada bulunan asilerden bir adamın onun baş örtüsünü çektiği, Hz.Ümmü Habibe r.a.'nın ona beddua ettiği, bu beddua'nında derhal yerine geldiği kaynaklarda bildirilmektedir.

Ahlakı

İmanı kuvvetli bir hatun idi. Bu hususta ne yakınını nede akjrabasını kâle alırdı. Babası Ebu sufyan kafir iken bir ara Medine'ye gelmiş, Resulullah ile anlaşmak istiyordu. Daha evvelki  anlaştmayı  biraz geniş tutmak istiyordu. O ara kızınıda görmek istedi. Kızının evine gelerek Resulullah'ın şiltesine oturmak istiyince kızından sert muamele gördü. Hz.Ümmü Habibe r.a. şilteyi  kaldırdı ve babasının bu şilte üzerine oturmasını istemedi. Ebu süfyan buna çok içerledi: 
"Kızım, senin bu şilten o kadar kiymetli midirki, babnı onun üzerine oturtmak istemiyorsun?" Hz.Ümmü Habibe buyurdu: 
"Evet, çok kiymetlidir, zira bu şilte Zatı Risaletpanahilerinin s.a.v.in şiltesidir. Sen müşrik olduğun için pissin, sen oturamazsın." EbuSufyan: 
"Sen benden sonra büsbütün bozulup gitmişsin"

Hadislere çok dikkat ederdi. Başkalarınada bu  hususta tavsiyede bulunurdu. bir ara yeğeni Ebu sufyan İbni Said onun evine gelmişti Kendisine abdest almasını  tavsiye edip şöyle buyurdular: 
"Resulullah s.a.v. buyurmuşlardır: 'Her kim bir şey pişirecek olursa abdest alması iyidir.'"

Babası  vefat ettiği  zaman, güzel kokular, sürünüp, iyi elbiseler giyerek, Resulullah buyurdular: 
"İman sahibi bir kadın için  her hangi bir şekilde üç günden fazla matemli bulunmak caiz değildir. Ancak kocası için, bunun müddeti dört ve on gündür."

Vefatı

Hicri sene 44 de Muaviyenin hilafetinde vefat etti. O zaman 73 yaşında idi. Vefatından önce Hz.Ayşe'yi çağırarak. 
"Benimle senin ve diğperlerinin arasında münasebet vardı. Her ne kadar aramızda hataen bir şey geçmiş ise, senden afv etmeni isterim. Af ve hayır dua ile yad edip, benim için mağfiret talep et." 
Hz.Ayşe'de dua edip: 
Sen beni memnun etmişsin, Hak Teala da seni memnun kılsın buyurdular."

KAYNAK: 
1) Kadın Sahabiler, Mevlana Niyaz, Tercüme: Prof Ali Genceli, Toker Yayınları 
2) Şamil İslam Ansiklopedisi 
3 Sahih-i Buhari




5 yorum var.Peki senin fikrin nedir..?:

  1. Hayırlı cumalar arkadaşım.
    Etkinliğine en kısa zamanda katılacağım şu sıralar biraz yoğunuz iş yerinde
    neysse inşallah hafta sonu senin için bi şeyler hazırlıcam...
    Sevgiler....

    YanıtlaSil
  2. Canım senınde cuman mubarek olsun.

    YanıtlaSil
  3. hayırlı cumalar canım.umarım iyisindir. bu aralar pek yoğunsun bakıyorum.kolay gelsin canım kısmetse bende eski bloğumdan bir kaç tatla katılacağım ne zaman bitecek etkinlik onu sorayımda ona göre davranayım canısı.çok öpüyorum seni ve Cansu'yu.sevgi ve sağlıcakla kalın.en güzele emanet olun. :)

    YanıtlaSil
  4. sanada hayırlı cumalar canım,dua ile...

    YanıtlaSil
  5. etkinliğe davetiniz için çok teşekkür ederim. Salçalı kurabiye tarifimi alabilirmisiniz .

    YanıtlaSil

Vakit ayırıp fikirlerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim, yine beklerim..